2023 Yılına DOĞRU: DÜNYADA GÜÇ DENGELERİ

2023 Yılı sadece ülkemiz için değil, Dünyadaki sistemlerin nasıl ve ne yöne doğru yöneleceği açısından da çok önemli bir yıldır.

Korona Virüs Salgın hastalığının dünyayı kasıp kavurduğu 2020 ve 2021 yılından sonraki iki yıl dünya ve ülkemiz açısından sadece bir toparlanma süreci değil, geleceğin şekilleneceği bir zaman dilimi olacaktır.

Gezegenimizin bugünkü konjonktüründe Dünya sisteminde güç dengelerinin yeniden nasıl kurulacağı ve sistemin hakim merkezinin hangi ülkenin olacağı net olarak bilinemiyor.

Bu mücadele, bir başka değimle kıran kırana savaşta bir yanda Biden Başkanlığında ABD yer alırken diğer yanda Putin önderliğinde Rusya ve yeni aktör Çin var.

ABD Trump döneminde kaybettiği sistemin merkez hakim gücü olmak konumunu tekrar kazanmak için hamleler yapıp duruyor.

Çin dünya sisteminin yeni hakim merkez gücünün kendisi olduğunu düşünüyor ve bu konumunu kabul ettirmek için Amerika ile her alanda mücadele içinde.

Rusya bir yandan kendisinin bu şekilde güç oyununun dışında tutulmaya çalışılmasına kızıyor bir yandan da dünyaya kendisinin Amerika’yı korkutabilecek tek nükleer güç olduğunu hatırlatacak siyasi ve askeri hamleler yapmayı sürdürüyor.

Bu üç güç merkezinin dünya sistemi içindeki hakimiyet mücadelesinin çağımıza damgasını vuracağını söyleyebiliriz.

Tabii ki ekonomi, teknoloji ve askeri alanlarda karşılıklı restleşmeler sürerken bu üç ülke arasında başlayacak ve belki de dünyanın sonunu getirecek savaş riski de konuşulmaya başlandı.

Bir yandan Çin askeri yatırımlarını tırmandırırken eski Soğuk Savaş günlerindeki gücünü özleyen Rusya gerekirse savaş riskini alacağını ima eden mesajları da arada bir veriyor.

Yukarıdaki korkunç olasılıklardan  dünyamızda korkunç bir DEHŞET DENGESİ mücadelesi ufukta uç vermeye başlarken herkesin kafasında bir soru cevap arıyor

Bu mücadelenin kazanı kim olacak?

Bazı üst akıl teorisyenleri Eğer soğuk savaş döneminde Rusya ile ABD arasında oluşan dehşet dengesine benzeyen bir dehşet dengesi bu defa 3 süper güç arasında oluşmazsa bu yüzyıl bitmeden bir dünya savaşı yaşanması tehlikesi de bulunuyor tezini dillendiriyorlar.

Soğuk Savaş döneminde oluşan dehşet dengesine MAD (Deli) Dengesi ad veriliyordu.

MAD, Mutually Assured Destruction tanımının yani karşılıklı kesin yok olmanın getirdiği, tarafların korkusuna dayanan, bir denge durumunu anlatıyordu.

Yani ne Rusya ne de ABD sonunda kendisinin de büyük darbe alacağı bir savaşı başlatan ilk taraf olmaya girişmeyeceğinden Soğuk Savaş bir sıcak savaşa dönüşmeden o günler atlatılmıştı.

Şu anda Çin ve ABD arasında soğuk savaş günlerine benzer bir rekabet olduğu kesin.

Bunun da dehşet dengesine benzeyen bir dünya dengesini Rusya, Çin ve ABD arasında oluşturup oluşturmayacağı henüz bilinmiyor.

Eğer üçü de önemli askeri güç olan bu süper güç ülkeler ilk ateşi açacak taraf olmaktan, bunun getireceği yıkımı göze almaktan kaçınmadığı takdirde önümüzdeki yılarda bir dünya savaşının olması ihtimali global stratejisiler tarafından hesaplanmaya başladı bile.

2023 Yılına doğru dünyadaki güç dengelerinin yeniden şekil alıp, biçim değiştireceğini öngören SESA Düşünce böylesi bir pozisyonda ülkeyi yönetecek veya yönetme iddiasında olacakların o günlere bugünden hazırlanmaları gerektiğine inanmaktadır.

Dünyadaki Dehşet dengesini kurmak isteyen tüm süper güçlerin bu planlamalarında TÜRKİYEYİ Göz ardı edemeyeceğini kesinlikle söyleyebiliriz.

Dünyanın geleceği üzerine büyük satranç kuran süper güçlerin Türkiye ilgili ne düşündükleri önemli değil; asıl mesele Türkiye küresel bu oyunun neresinde ve nasıl bir pozisyon alacaktır.

Ülkemize yönelik tüm sinsi, kirli ve aşağılık ekonomik, siyasi saldırıların arkasını birde bu noktadan okumakta yarar var.

 

 


Yazdır